Müslüm YANMAZZir.Yük.Müh

Ülkemizde örtü altı yetiştiriciliği ekolojik koşullara bağımlı olarak gelişme gösterdiğinden, örtü altı alanlarımız özellikle güney kıyılarımızda yoğunlaşmıştır. Isıtmanın bir avantaj olması ile jeotermal enerjinin kullanıldığı bölgelerimiz son 5 yıl içinde seracılığın geliştiği cazibe merkezleri haline gelmiştir. İzmir, Aydın, Manisa, Denizli , Şanlıurfa, Ağrı ve Afyon’da jeotermal enerjiden yararlanarak seracılık sektörü önemli bir ivme kazanmıştır. Karadeniz Bölgemizin kuzeyi dışında kalan bölgelerimizde Işık yeterli olup, ısıtmanın uygun maliyetle sağlandığı her bölgemiz profesyonel seracılık için ideal alanlardır.

Seracılık yatırımı için İklim koşulları , uygun ısıtma giderleri , altyapı , işçilik ve ulaşım avantajlarını göz önüne alarak yer seçimleri yapmalı. Bu faktörleri göz önüne alarak yatırım imkanları değerlendirilmelidir . Aynı zamanda sera-bir olarak, tüm yatırımcılarımıza bu konuda ücretsiz danışmanlık yapan bir kuruluş olmaktan da ayrıca gurur duyuyoruz .


Ülkemiz son 15 yılda çok önemli mesafeler kat etmiş olup, modern seracılıkta büyük ilerlemeler kat etmiştir . Buna paralel olarak 2000 yılından sonra sera konstrüksiyon sektörü de hızlı bir şekilde gelişmiştir. Sektörde, 10’dan fazla imalatçı firma bulunmaktadır. Bu firmaların yarıya yakını sektörde iyi tanınmakta ve yurt içinde ve dışında önemli projelere imza atmaktadırlar.
Sektörde yer alan işletmelerimiz iklim bakımından tüm sebze çeşitliliğini ticari anlamda üretecek potansiyele ve bilgi tecrübeye sahiptir. Fakat gıda ve tarım sektöründeki ekonomik tatminsizlik üreticiyi tek ve talebi yüksek ürüne yönlendirmektedir. Çeşitli türlerin deneme yapıldığı enstitü ve ar-ge seracılarımız vardır fakat ticari boyutlarda yetiştiricilik yapılması risk gerektiğinden sadece bilimsel boyutta kalmaktadır.

Değişen ekonomi ve pazarlama desenlerine de bakıldığında taleplerin güvenli gıda üzerine değiştiği bir döneme geçilmiştir. Bitkilerde insan ve hayvan gibi bir , canlı olup, hassas bir yapıya sahiptirler . Olumsuz ortam koşulları ile hastalık ve zararlılar oluşmakta ve buna bağlı olarak ilaçlama yapmak adeta zaruret haline gelmiştir.

Tekniğine uygun yapılmayan, havalandırması ve ısıtması yeterli olmayan seralarda oluşan hastalık ve zararlılarla mücadele için kullanılan ilaçlar; insan ve hayvan sağlığının tehdit edilmektedir. Bu olumsuzlukları gidermek veya en aza indirmek için de kimyasal savaşıma alternatif, çağdaş, çevre dostu yöntemlere geçilmekte ve bu yöntemlerin en başında da biyolojik mücadele gelmektedir. Derneğimiz üyelerinin de kullandığı biyolojik mücadele ile üretim gıda güvenliğini sigortalayan bir eylemdir.

Sertifikasyon süreçlerinde ve bakanlık denetimleriyle üretimlerimiz sıkça denetlenmektedir. Hasattan son müşteriye kadar izlenebilir bir politika ile üretimlerimizi sürdürmekteyiz.
Konvansiyonel tarımın aksine topraksız tarım metodunda kimyasal kullanımı çok düşük düzeyde ve Bakanlık Kontrolündedir , biyolojik mücadele ve arılı sistem uygulanarak üretilen ürünler ise açık alanda tarlada yetişen ürünlerden çok daha SAĞLIKLIDIR.